Yıldırım ve Şimşek Arasındaki Fark Nedir?
Yıldırım ve şimşek! Bu iki kavram her fırtına olduğunda, çoğu insanın kafasında bir karmaşaya yol açar. Yıldırım mı, şimşek mi, hangisi önce gelir? Hangisi daha güçlüdür? Hangisi daha “büyüleyici” görünür? Bu ikiliyi gerçekten doğru tanıyabiliyor muyuz? Yoksa biz de “İzmir’de yaşayan gençler olarak bazen gökyüzü olaylarına kafa yormadan geçiyoruz” mu diyelim?
Evet, hadi hep birlikte şimşek ve yıldırım arasındaki farkları mizahi bir dille keşfetmeye başlayalım. Belki de bu yazıdan sonra, yıldızların altında bir gökyüzü izlerken bile bu iki olayı doğru şekilde ayırt edebileceksiniz.
Yıldırım ve Şimşek: Kim Kimdir?
Şimşek: Hani o, gökyüzünde birden beliren, göz alıcı ışık parlaması var ya, işte o şimşek! Şimşek aslında bir elektrik boşalması. Kendisinin yaptığı patlamanın sesini pek duyamazsınız ama gözleriniz hemen ona bakar. Bazen, bir çatıdan çıkıp tam karşınızda bir çocuğa elektrikli süpürgeyi açtırmaya çalışan bir espri gibi aniden çıkar. “Aha, işte şimşek!” derken aslında şimşeği görüyorsunuz ama bu işin başka bir boyutu var.
Yıldırım: Şimşeği takip eden ve çoğu zaman fırtınaların gürültüsüyle tanıdığımız o sesli olay. Yani, şimşeğin elektrik boşalmasının ardından göklerden gelen “BOOOOM!” sesi aslında yıldırımın işiydi. Yıldırım, şimşeğin ardından gelen anlık patlamayı açıklıyor. Gördüğümüz ışık, yani şimşek, gözümüze en yakın olan şeyken, yıldırım sesli olan. Aradaki fark işte bu: ışık ve sesin sırasıyla gösterdiği güç.
Düşünsene, gece kararmış, hafif bir yağmur yağıyor, birden gökyüzü aydınlanıyor. Evet, şimşek… Kendi başına bir gösteri. “Aman, nereye bakıyorsun sen? Bu kadar ışıkla nereye kayboldın!” demek istiyor adeta. Ama sesin ardından gelen yıldırım, biraz daha ağırbaşlı. O seni “buldum” diyor, birden patlayıveriyor, kalbinin yerinden fırlamış hissiyle. O zaman başlıyoruz “Haydi ama, bana bir haber verin, önce şimşek mi, sonra yıldırım mı?”
Şimşek mi Yıldırım mı, Hangi Daha Tehlikeli?
Şimdi, burada biraz ciddi olalım. Sadece ışık mı, yoksa ses mi daha tehlikeli? Aslında, yıldırım da şimşeği takip eden elektriksel boşalma olduğuna göre, en tehlikeli olan yıldırımdır. Şimşeği görürken, yıldırımın aslında ne kadar büyük ve tehlikeli olduğunu düşünmüyoruz. Hatta birçoğumuz, bir şimşek çaktığında anlık bir “woooow!” seslenmesiyle geçip gidiyoruz. Oysa yıldırım, daha uzun vadede zarar verebilecek şeyler yaratabilir. Gerçekten, yıldırım sadece ağaçları, evleri ya da elektrik hatlarını değil, bazen insanların hayatlarını bile tehdit edebilir. O yüzden dikkatli olmakta fayda var.
Aşağıda Örnek Bir Diyalog: Bir Yıldırım Fırtınası
Beni tanıyanlar bilir, fırtınalı günlerde yapmayı en sevdiğim şeylerden biri, evin camına tıklatarak o ışıkla birlikte yıldırım çakınca yüksek sesle “Woah!” demek.
Ben: “Bunu gördün mü? Yıldırım çaktı! Şimşek geldi!”
Arkadaşım: “Bir saniye, şimşek mi, yıldırım mı?”
Ben: “Yine mi?”
Arkadaşım: “Aynı şey değil mi?”
Ben: “Hayır, şimşek ışık, yıldırım patlama sesidir. Bunu her fırtınada anlatıyorum!”
Arkadaşım: “Aa tamam, anladım… O zaman şimşek önce, yıldırım sonra gelir mi?”
Ben: “Aynen, tam olarak böyle!”
Bazen arkadaşlarımın bu tür “yıldırım ve şimşek arasındaki fark” sorularını sorması beni gerçekten eğlendiriyor. Çünkü, bazen her şey o kadar basit ama biz insanlarız, her detayı “hayatın anlamı” gibi düşünüyoruz. Hadi bakalım, doğru cevabı bulalım! Ama demek ki, yıllarca yanlış bilmeme rağmen bu konuda doğru bilgileri aktarmak önemliymiş.
Peki Ya İzmir’de Yıldırım ve Şimşek?
İzmir, bildiğiniz gibi Akdeniz İklimi’ne sahip bir şehir, sıcak yaz aylarında şimşekler çakar ama yıldırım neredeyse hiç düşmez. Ancak kış geldiğinde, genelde daha fazla şimşek ve yıldırım görürüz. Bir gece, Kadifekale’nin tepeye doğru yürürken, her an bir yıldırım çakabilir. “Şimşek, şimdi!” diyerek gözlerimi yumarım, “Yıldırım patlar mı?” diye düşündüğümde birden başlar o gök gürültüsü.
Yıldırım ve şimşek, burada daha fazla kafa karıştırıcı hale gelir çünkü İzmir’deki rüzgârla birleştiğinde gökyüzü hiç de sakin görünmez. Yağmuru ne zaman görsek, yıldırım ve şimşek arasındaki farkı ayırt edebilmek büyük mesele olur.
Sonuçta Yıldırım mı Şimşek mi?
Bazen her şeyin basit görünmesi gerçekten kafa karıştırıcı olabilir. Ama biz insanız işte! Arada bir ışık parlamasıyla, “Yıldırım mı, şimşek mi?” diye düşünmeden edemeyiz. Önemli olan, her iki fenomenin de doğada birer mucize olduğunu anlamaktır. Şimşek, göz alıcı ışığıyla büyüleyici bir gösteri sunar, yıldırım ise onun gerisindeki patlama sesidir.
İzmir’de bir kış akşamı, balkonumda durup bu yazıyı bitirirken, bir yanda yağmur yağıyor, bir yanda yıldırımlar çakıyor. Evet, şimdi şimşeğin ışığını ve yıldırımın sesini doğru ayırt edebiliyorum. En azından bundan sonra, fırtınalı günlerde “Yıldırım mı, şimşek mi?” diye sorulsa, ben de doğru cevabı vereceğim. Veya… yavaşça kafa sallayarak: “Bunlar çok karışık ya, boşver, şunu içelim, yıldırım da şimşek de fark etmez!” diyeceğim.